Habergold
Dunyatimes

Fikirleri iş oldu

İstanbul Ticaret Odası'nın desteklediği "Fikrim Artık İşim Projesi"ne katılan kadınlar birer birer işlerini kurmaya başladı. Başarılarının arkasında "asla vazgeçme" ilkesinin olduğunu söyleyen girişimciler, fırsat verildiğinde neler başarabileceklerini de kanıtlıyor.

13 Kasım 2013 01:12 / Güncelleme: 13 Kasım 2013 01:14 | Kategori: Evlilik Dünyası | Ziyaretçi: 1519


İstanbul Ticaret Odası’nın desteklediği "Fikrim Artık İşim Projesi”ne katılan kadınlar birer birer işlerini kurmaya başladı. Başarılarının arkasında "asla vazgeçme” ilkesinin olduğunu söyleyen girişimciler, fırsat verildiğinde neler başarabileceklerini de kanıtlıyor.

SÜMEYRA YARIŞ TOPAL



Kimi ev hanımı, kimi çalışan, kimi emekliydi. Şimdi ise hepsi birer girişimci. Onlar Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’ni tamamlayan ve İstanbul Ticaret Odası’nın da taraf olduğu Fikrim Artık İşim Projesi’nde son 10’a kalan finalist kadınlardan sadece dördü. Başarılarının arkasında "asla vazgeçme” ilkesinin olduğunu söyleyen kadınlar, fırsat verildiğinde çok şey başarabileceklerine inanıyor. Hepsi çok heyecanlı, geleceğe umutla bakıyorlar ve çok mutlular. Onlar çiçeği burnunda kadın girişimciler. Fikrim Artık İşim Projesi’nde finale kalan 10 kadından 4’ü girişimcilik öykülerini İstanbul Ticaret’e anlattı. 
‘HAYAL KURDUM’
Fikrim Artık İşim Projesi’nde birinci olarak ipi göğüsleyen Türkan Kanbur, "Hayal kurdum” diye anlatıyor girişimciliğe başlama öyküsünü. Bir firmada muhasebe elemanı olarak çalışan Kanbur, bir gün iş çıkışı Fikrim Artık İşim Projesi’nin afişiyle karşılaşır. Hemen bir form alıp doldurarak projeye başvurusunu yapar. Kanbur, yaklaşık 250 kadın aday arasından seçilen 60 kişinin arasına katılır. Bu 60 kişiyle KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’ni aldıktan sonra son 10’a kalan adaylar arasından birinci seçilir ve projesine Coca-Cola tarafından 50 bin TL hibe verilir. 
Aldığı ödülle kadınlara özgü karaoke kafe açan Türkan Kanbur, "Ben de bir kadın olarak ‘sadece bizim eğlenebileceğimiz bir mekân neden yok’ diye sorardım ve bunun ihtiyacını hep hissederdim. Bu yüzden böyle bir yer açma fikri oluştu” diyor.
İŞLER İYİ GİDİYOR
Türkan Kanbur, henüz 6. ayını dolduran kafesinde işlerin çok güzel gittiğini anlatıyor. Kına gecesi, gün gibi etkinliklerin de düzenlendiği kafede, gruplar için karaoke seansları yapılıyor. Cafe Karaoke’de seanslara katılabilmeniz için en az 5 kişi olmanız gerekiyor. Kişi başı 20 TL olan seanslar iki saat sürüyor ve ilk içecekler ücretsiz olarak veriliyor. Ayrıca menü seçenekleri de bulunuyor. Kanbur, ilerleyen günlerde isim hakkı vererek şubeler açmayı düşünüyor. 
EV HANIMLIĞINDAN GİRİŞİMCİLİĞE
Ebru sanatçısı Gülten Akagündüz, girişimciliğe başlamadan önce iki çocuk annesi bir ev hanımıydı. "Her şey 10 yıl önce başladı” diyor Akagündüz ebruyla tanışmasını anlatırken. Çocukları büyüyüp okula başladıktan sonra, evde yapacak bir şeyler arayan Akagündüz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları’nın (İSMEK) ebru kursuna kayıt olmaya karar verir. Daha önde eline hiç ebru fırçası almayan Akagündüz, devam ettiği kursun sonunda iyi bir ebru sanatçısı olmayı başarır. Akagündüz, kısa sürede ebruya olan bağlılığını, "Her şey birbirini takip etti aslında. Ebruya başlayınca bir daha bırakamayacağımı anladım” diye anlatıyor. 
Ebru kurslarına devam eden Akagündüz, bir süre sonra sanatçı tanıtım kartı almaya hak kazanır. Fikrim Artık İşim Projesi’nin afişini görünce de hemen projeye başvurur ve girişimciliğe giden yola koyulmuş olur. Projesi de finalistler arasına seçilen fakat derece alamayan Gülten Akagündüz, "Ben ne olursa olsun işimi kurmaya karar vermiştim ve kurdum da” diyor. 
8 ay önce Küçükbakkalköy’de "Gül Sanat Evi” isimli sanat evini açan Akagündüz, "Ebru genellikle evimizde tablo olarak kalır ama ben bunu hayata kazandırmak istedim. Böyle güzel bir sanat, neden takılarda, süs eşyalarında, kıyafetlerde yer almasın?” diye konuşuyor.

* * *

Kendi markasını oluşturmak istiyor

Terzi Aşkın Karaaslan’ın öyküsü diğer girişimcilerden biraz farklı; zira o projeye başvurduğunda zaten girişimciymiş. "Ben zaten girişimcilik yapıyordum ama istediğim şey kendi markamı oluşturmaktı. Eğitimler beni bu yönde geliştirdi” diyor. Aşkın Karaaslan, esnaf kökenli bir aileden geliyor. Neredeyse çocukluğundan beri terzilik yaptığını belirten Karaaslan, o dönemde farklı bir şeyler yapma isteği olduğunu anlatıyor. Aşkın Karaaslan, bir gün ‘Fikrim Artık İşim Projesi’nin afişini görür ve başvurmaya karar verir. Kendi markasını oluşturmak isteyen Karaaslan, projede derece alamasa da eğitimlerin kendisini birkaç yıl öne attığını söylüyor. 

* * *

Dağ evinde misafir ağırlayacak

Emine Eyüboğlu emekli hemşire. 30 yıl boyunca hemşirelik yapan Eyüboğlu, emekliliğine birkaç gün kala Fikrim Artık İşim Projesi’ne katılır ve son 10’a kalan isimler arasında yer alır. KOSGEB eğitimlerini de alan Eyüboğlu, Rize’de kendi işini kurmak için kolları sıvar. Eyüboğlu’nun projesi, Rize’de dağ köyündeki evinde doğayla iç içe olmak isteyen misafirleri ağırlamak. "Zamanında farkında olmadan çok büyük bir ev yapmışım ama bunu bu şekilde turizm amaçlı kullanacağımı hiç düşünmemiştim” diyor Eyüboğlu. Ekoturizm merkezinin adını "Hele bir gel” koyan Emine Eyüboğlu, merkezini önümüzdeki yaz hizmete açacak.


Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI