Habergold
Dunyatimes

Sürücü'nün Yeni Köşe Yazısı Yayında

Sevgili okuyucular geçtiğimiz günlerde Sandal Bedesteni'nin ihaleye çıkması sonucu bu yazıyı kaleme alma ihtiyacını hissettim. Yap-işlet-devret modeliyle böyle tarihi bir yapının ihaleye çıkarılmasına esnafta tepkili bakıyor. Bu konuya bağlı olarak güzel çarşımızın değişen yüzü ve neden bu durumlara geldiği konusuna değinmeden de geçmeyeceğim. Öncelikle size biraz bedestenlerden bahsetmek istiyorum.

14 Kasım 2013 01:21 / Güncelleme: 15 Kasım 2013 23:44 | Kategori: Kapalı Çarşı | Ziyaretçi: 2916


Sevgili okuyucular geçtiğimiz günlerde Sandal Bedesteni'nin ihaleye çıkması sonucu bu yazıyı kaleme alma ihtiyacını hissettim. Yap-işlet-devret modeliyle böyle tarihi bir yapının ihaleye çıkarılmasına esnafta tepkili bakıyor. Bu konuya bağlı olarak güzel çarşımızın değişen yüzü ve neden bu durumlara geldiği konusuna değinmeden de geçmeyeceğim.

Öncelikle size biraz bedestenlerden bahsetmek istiyorum.

Bedestenin ortaya ilk çıkışı Osmanlı devrindedir. En eskisi 14 yy 'da yapılan Bursa Bedesteni olarak bilinmektedir. İstanbul Bedesteninin (İç Bedesten) yapım kararı 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet Hanın emriyle çıkmıştır. Sandal Bedesten (Yeni Bedesten) ise yaklaşık 1200 metrekarelik bir alandan oluşuyor. Her ikisi de çok özel mimari yapıya sahiptir. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bedestenler önemli yer teşkil ederken şehirleri sınıflandırmasında bir kriter olarak yer almıştır.

Bedestenlerin öneminin her dönem bu kadar büyük olmasına rağmen bugün tam tersi bir durum sergileniyor.

Osmanlı tarihinde, ticarî hayatı geliştirmek için kervansarayların, hanların ve bedestenlerin önemi çok büyüktü. Çünkü o dönemde ıssız yollar üzerinde güvenli seyahat ve ticaret çok zor koşullarda gerçekleşiyordu. Kervansaray ve hanlar canlı ticaretin içinde konaklama ve her türlü ihtiyaçların giderileceği güvenli yerler olarak önem kazanırken bedestenler ise ticaretin merkezi olarak öne çıkıyordu. Zaten bedesten; "çarşı, borsa, ticaret merkezi” anlamına gelmektedir. Özellikle İstanbul'un Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan liman şehri ve ipek yolunun en önemli durağı olması nedeniyle dünyanın önemli ilk ticaret merkezi demek hiç abartı olmaz.


Yazının Devamını Okumak için TIKLAYINIZ!...

Sitemiz yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm haklarının sahibidir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
YUKARI